İzmir De Bugün Logo

The Weightless Archive

Ana SayfaSon DakikaYerelEkonomiGörüşArşiv

Editorial Portal

Özel yerel gazeteciliğe bugün erişin.

İzmir De Bugün Logo
SiyasetEkonomiSporKültürTeknoloji

Izmir De Bugün

Modern, tarafsız ve bağımsız yerel gazeteciliğin dijital merkezi. İzmir'in hafızasını geleceğe taşıyoruz.

Navigasyon

  • Hakkımızda
  • Gizlilik Politikası
  • Etik İlkeler
  • İletişim

Kategoriler

  • Gündem
  • İş Dünyası
  • Teknoloji
  • Yaşam

Bülten

Günlük manşetleri e-postanıza alın.

© 2024 Izmir De Bugün. Designed as a Fluid Editorial Archive.

Ana SayfaHaberlerAraProfil
Ana Sayfaya Dön
Ekonomi16.04.2026

Aliağa'da Çelik Sanayisi Yeşil Hidrojen Çağına Hazırlanıyor: 8,4 Milyar Dolarlık Dönüşüm Başladı

Türkiye'nin en büyük sanayi havzalarından Aliağa, AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın devreye girmesiyle köklü bir yeşil dönüşüm sürecine girdi. Bölgedeki 6 büyük çelik üreticisi, toplam 8,4 milyar dolarlık yatırımla yeşil hidrojen, elektrikli ark ocağı ve karbon yakalama teknolojilerine geçiyor.

Editör
Muhabir
Aliağa'da Çelik Sanayisi Yeşil Hidrojen Çağına Hazırlanıyor: 8,4 Milyar Dolarlık Dönüşüm Başladı

İzmir'in Aliağa ilçesinde bulunan ve yılda 11 milyon ton çelik üretimiyle Türkiye'nin en büyük metalurji havzası konumundaki Aliağa Sanayi Bölgesi, tarihi bir dönüşümün eşiğinde. Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (CBAM) 2026 yılında tam olarak devreye girmesiyle birlikte, bölgedeki büyük çelik üreticileri AB'ye satış yapabilmek için üretim süreçlerini karbon nötr hale getirmek zorunda kaldı. 8,4 milyar dolarlık yeşil dönüşüm planı, bu zorunluluğun meyvelerini vermeye başlıyor.

Aliağa'nın çelik sanayi kümesi, Türkiye'nin toplam çelik ihracatının yüzde 38'ini tek başına gerçekleştiriyor. 2025 yılında bölgedeki tesislerden yapılan ihracatın yüzde 52'si AB ülkelerine gerçekleştirildi. CBAM ile birlikte AB'ye satılan her ton karbon yoğun çelik için ton başına yaklaşık 85 euroluk karbon vergisi ödemek zorunda kalan üreticiler, bunun yerine teknolojik dönüşüme yatırım yapmayı tercih etti.

Elektrikli Ark Ocağı Dalgası

Dönüşümün temel eksenini geleneksel bazik oksijen fırını (BOF) yerine elektrikli ark ocağı (EAF) kullanımına geçiş oluşturuyor. Doğalgaz ve kömür kullanan geleneksel yöntem, ton başına yaklaşık 1,9 ton CO2 emisyonuna yol açarken elektrikli ark ocakları bu emisyonu yüzde 75 oranında azaltıyor. Eğer kullanılan elektrik yenilenebilir kaynaklardan sağlanırsa emisyon yüzde 90'a yakın azalabiliyor.

Bölgedeki Çolakoğlu Metalurji, İCDAŞ Ege, Habaş ve Koç Metalurji başta olmak üzere 6 büyük üretici 2024 yılından bu yana toplam 14 yeni elektrikli ark ocağı siparişi verdi. Şimdiye kadar 5 ocak devreye girdi. Kalan 9 ocağın 2027 sonuna kadar tam kapasiteye ulaşması bekleniyor. Bu dönüşümle birlikte Aliağa'nın yıllık karbon emisyonunun 14 milyon tondan 4,8 milyon tona düşmesi, yani yüzde 66 oranında azalması hedefleniyor.

Yeni ark ocakları aynı zamanda büyük miktarlarda elektrik talebi yaratıyor. Tam kapasitede çalıştığında Aliağa'daki çelik tesisleri saatlik 2.400 MW elektrik tüketmeye başlayacak; bu değer İzmir'in toplam pik talebinin yaklaşık yüzde 70'ine eşdeğer. Bu elektriğin büyük bölümünün yenilenebilir kaynaklardan karşılanması için bölgeye özel bir enerji stratejisi uygulanıyor.

Yeşil Hidrojen Tesisleri

Dönüşümün ikinci ayağı, doğrudan indirgeme (DRI) süreçlerinde kullanılmak üzere yeşil hidrojen üretim tesisleri. Geleneksel DRI süreci doğalgaz kullanırken yeşil hidrojenle beslenen süreç, demir cevherinden tamamen karbonsuz şekilde ham çelik üretimini mümkün kılıyor. Aliağa'nın kuzeyinde İÇDAŞ Ege'nin liderliğinde kurulan ortaklık, 1.200 MW kurulu güce sahip rüzgar ve güneş enerjisi santrali yatırımına girişti.

Bu yenilenebilir enerji parkından elde edilecek elektriğin bir kısmı alkali elektroliz üniteleri aracılığıyla yeşil hidrojene dönüştürülecek. İlk etapta yıllık 120 bin ton yeşil hidrojen üretim kapasitesi oluşturulacak. Elektroliz üniteleri Fransız Lhyfe ile yerli Borusan Otomotiv tarafından ortaklaşa kuruluyor. Projenin ilk fazının 2027 sonunda, ikinci fazının 2029'da devreye girmesi öngörülüyor.

Yeşil hidrojen yalnızca çelik üretiminde değil, aynı zamanda Aliağa Rafinerisi ve TÜPRAŞ ile yakındaki ağır sanayi tesislerinde de yakıt olarak kullanılabilecek. Bölgenin 2030 yılına kadar Akdeniz'in en büyük yeşil hidrojen merkezlerinden biri olması hedefleniyor. Avrupa Hidrojen Bankası, Aliağa projesine 430 milyon euro hibe desteği sağlayacağını açıkladı.

TOBB Türkiye Çelik Üreticileri Meclisi Başkanı Fuat Tosyalı: 'Aliağa'daki dönüşüm, Türk sanayisinin 21. yüzyıla ayak uydurabilecek çevikliğe sahip olduğunu dünyaya kanıtlıyor. 8,4 milyar dolarlık bu yatırım, aynı zamanda nesiller boyu sürecek rekabet avantajımızdır.'

Karbon Yakalama ve Depolama

Elektrikli ark ocağı ve yeşil hidrojen geçişine rağmen kısa vadede Aliağa'nın karbon emisyonu sıfırlanamıyor. Özellikle cüruf işleme, kok fabrikaları ve yardımcı süreçler hâlâ emisyon yaratmaya devam ediyor. Bu emisyonları yakalamak için 'karbon yakalama ve depolama' (CCS) projeleri gündeme geldi. Çolakoğlu Metalurji, 2025 sonunda Türkiye'nin ilk endüstriyel ölçekli CCS tesisinin açılışını yaptı. Yılda 900 bin ton CO2 yakalama kapasitesine sahip tesis, şu anda dünyada aktif olan en büyük 18 CCS projesi arasında yer alıyor.

Yakalanan karbon iki farklı yönteme yönlendiriliyor. Bir kısmı Aliağa açıklarında bulunan tükenmiş doğalgaz rezervuarlarına basılarak jeolojik depolama yapılıyor. Diğer kısmı ise İzmir Organize Sanayi Bölgesi'ndeki kimya fabrikalarına satılıyor; burada karbondioksit metanol, soda ve özel polimer üretiminde hammadde olarak kullanılıyor. Bu yaklaşım, karbonun 'atık' olmaktan çıkıp 'ürün' haline geldiği döngüsel ekonomi modelinin somut bir örneği olarak gösteriliyor.

CCS projelerine yönelik AB IPCEI programından 180 milyon euroluk ek hibe desteği için başvuru süreci devam ediyor. Onay halinde Aliağa'da ikinci ve üçüncü CCS tesislerinin 2028-2029 döneminde devreye alınması planlanıyor. Tüm CCS kapasitesi tamamlandığında bölgedeki kalıcı karbon emisyonunun sıfırlanması öngörülüyor.

İstihdam ve Beceri Dönüşümü

Yeşil dönüşüm istihdam üzerinde de dramatik etkiler yaratıyor. Eski tarz BOF tesislerinde vardiya başına 120 kişi çalışırken yeni nesil elektrikli ark ocaklarında bu sayı 48'e düşüyor. Ancak otomasyon ve dijitalleşme aynı zamanda yeni ve daha yüksek vasıflı iş alanları da doğuruyor. Süreç mühendisliği, karbon muhasebesi, hidrojen işletmesi ve veri analitiği gibi alanlarda 3.400 yeni kalifiye pozisyon açılması bekleniyor.

İzmir Kalkınma Ajansı ve Ege Üniversitesi işbirliğiyle Aliağa'da 'Yeşil Sanayi Beceri Merkezi' kuruldu. Bu merkez, mevcut çalışanlara yeni teknolojilere uyum sağlamalarını sağlayacak sertifika programları sunuyor. 2025'te kurulan merkezde şimdiye kadar 1.800 çalışan yeniden eğitim süreçlerine katıldı. Hedef, 2028'e kadar 6 bin çalışanın bu programlardan geçmesi.

Aliağa Belediyesi ise istihdam kaybının sosyal etkilerini yumuşatmak için yerel destek fonu kurdu. Özellikle emeklilik yaşına yaklaşan ve yeniden eğitim için motivasyonu düşük çalışanlara alternatif iş olanakları yaratmak amacıyla tarım, turizm ve sanayiye yönelik küçük işletme teşvikleri sunuluyor.

  • 14 yeni elektrikli ark ocağı yatırımı
  • 1.200 MW yenilenebilir enerji kurulu gücü
  • Yıllık 120 bin ton yeşil hidrojen üretim kapasitesi
  • 900 bin ton CO2 yakalama kapasiteli Türkiye'nin ilk CCS tesisi
  • 3.400 yeni kalifiye istihdam
  • Toplam 8,4 milyar dolar yatırım

Global Pazar Konumu Güçleniyor

Yeşil çelik dönüşümü, Aliağa'nın ihracat pozisyonunu tehdit eden CBAM'ı bir fırsata dönüştürüyor. Zira CBAM uyumlu yeşil çelik, premium bir ürün olarak geleneksel çelikten ton başına 80-120 dolar daha yüksek fiyattan satılabiliyor. Avrupa'daki otomotiv üreticileri, enerji şirketleri ve inşaat sektörü, karbon ayak izini azaltmak zorunda olduğu için yeşil çelik talebi hızla büyüyor.

Aliağa'nın dönüşüm sürecini tamamlamasıyla birlikte 2030'dan itibaren yıllık 8 milyon ton yeşil çelik üretim kapasitesine ulaşması öngörülüyor. Bu kapasite, Avrupa'nın yıllık yeşil çelik ihtiyacının yaklaşık yüzde 15'ini tek başına karşılamaya yetecek. Ayrıca Ford Otosan, Bosch ve Siemens Energy, Aliağa'dan yeşil çelik tedariki için uzun vadeli anlaşmalar imzaladı.

Sonuç olarak Aliağa, geleneksel ağır sanayi bölgelerinin yeşil dönüşümün de mağduru değil öncüsü olabileceğinin güçlü bir örneği olarak gösteriliyor. İzmir, uluslararası sanayi çevrelerinde 'Yeşil Çeliğin Akdeniz'deki Başkenti' olarak anılmaya başladı. Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşmasında Aliağa deneyiminin belirleyici bir rol oynaması bekleniyor.

İlgili Haberler

Buca Metrosu'nda Test Sürüşleri Başladı: Hat 2027 Baharında Hizmete Giriyor

Buca Metrosu'nda Test Sürüşleri Başladı: Hat 2027 Baharında Hizmete Giriyor

19.04.2026
Göztepe, Kocaelispor Deplasmanında 1-1 Berabere Kaldı

Göztepe, Kocaelispor Deplasmanında 1-1 Berabere Kaldı

18.04.2026
Altay, Afyonspor'u 2-0 Yenerek Ligde Kaldı

Altay, Afyonspor'u 2-0 Yenerek Ligde Kaldı

18.04.2026

Sen Ne Düşünüyorsun?

Bu haberle ilgili görüşlerini bildir, topluluğun bir parçası ol.